MAVİ KUŞ-2
Değerli insan Nurten
Arslan’ın “Küçük Anılarda Büyük Sırlar” adlı serisinin ikinci kitabını da
bitirdim. Çok şey öğrendim.
Ama özetle, Birinci Dünya Savaşını
neden kaybettiğimizi öğrendim.
Şüphesiz ki bu savaşa hiç
katılmasaydık en doğru hareket olacaktı. Geleceği çok iyi gören Mustafa
Kemal lafını da asla esirgemezdi ve bu savaşa girilmesini tehlikeleri için
hep uyarmıştı.
Ama bir olup bittiye getirip bu savaşa soktular
Osmanlı’yı.
Kimler mi?
Üç maceraperest,
Talat, Enver
ve Cemal Paşalar.
Bir adım ilerisini görebilmekten aciz Enver Paşa
kaşındaki bir parça beyazlığı cihan hakimiyetine delil kabul ederek hep bu
hayaller peşinde koşmuş, daha savaşın başında 90 bin mehmetciğin
Sarıkamış’ta tek bir kurşun harcamadan, tek bir kurşun yemeden donarak
ölümüne neden olmuştur.
Üzerinde güneşin batmadığı mağrur Britanya
Uluslarının neye uğradıklarını şaşırdığı Çanakkale’den kendisine de pay
çıkartmak amacını güden Enver Paşa Çanakkale’de Mustafa Kemal’in
uyarılarına rağmen çok iyi savunulan düşman mevzilerine süngü hücumu
yaptırarak binlerce mehmetciğin ölümüne neden olmuştur.
Kanal
fatihi olma hayalleri peşinde koşan Cemal Paşa ise iki ayrı kanal seferine
onbinlerce mehmetciği harcamıştır.
Arapların İngilizlerle işbirliği
içinde oldukları belli iken Arap ülkelerini kurtarmak(!) uğruna Mehmetçiği
cömertçe harcamışlar.
Bu yetmiyormuş gibi herhangi bir talep
olmamasına rağmen Avrupalı müttefiklere ordu gönderme teklifinde
bulunulmuş, onlar kabul edince de 130 bin Mehmetçik, hem de tam donanımlı
olarak ülkesinden uzak yerlerde Avrupalı dostları(!) için ölmeye
gönderilmiştir.
Savaşın kazanılma umudu kalmamışken Mustafa
Kemal’in defalarca teklif ettiği Avrupalı müttefiklerden bağımsız ateşkes
girişimini Cihan Hakimi Enver Paşa “Bizler dostlarımızı satmayız” diyerek
geri çevirmiştir. Oysa ki Enver’in Avrupalı dostları savaşı kaybedince
bizlere sormadan ateşkesi kabul etmişlerdi.
Mustafa Kemal’in
Türklerin çoğunlukta olduğu Anadolu topraklarını savunma teklifleri hep
göz ardı edildiği gibi Mustafa Kemal’e Afganistan ve Hindistan seferi
teklif edilmiş, tabi ki Mustafa Kemal bu olmayacak macerayı kabul
etmemişti.
Buna rağmen yeterince düşmanımız yokmuş gibi İran’a da
ordu gönderilmiştir.
Bolşeviklerin iktidara gelmesi üzerine işgal
ettikleri Anadolu topraklarından çekilen Rus askerlerinin bıraktığı
yerleri ele geçiren Ermeni çetelere karşı savaşan Kazım Karabekir’e
İstanbul’dan gelen bir emirle Baku’ya gitmesi istenmiş, Bu büyük komutan
da kendi vatanımızı kurtarmak dururken bu teklifi kabul
etmemiştir.
Tüm bunlar dışında bir yandan üç kafadarın Alman
hayranlığı, bir yandan da Mustafa Kemal'in başarılarını çekememeleri
nedeniyle üst komutanlıklar hep Alman komutanlara verilmiştir. Onlar da
yönetimlerini Osmanlı'nın çıkarları yönünde değil, Ortadoğu'yu sömürme
planları yönünde sürdürmüşlerdir.
Oysa hiçbir Alman, Bulgar veya
Avusturya ordusunun başında bir Türk kumandan bulunmamıştır. Üç maceracı
kafadara ne oldu dersiniz?
Ülkeyi felakete sürükleyip bir
imparatorluğun yok oluşuna neden olan Enver-Talat-Cemal Paşalar batan
gemiyi terk eden fareler örneği yurt dışına kaçmışlardır.
Bir
yandan düşmanla, bir yandan böbrek rahatsızlığıyla bir yandan da 3
maceraperestle uğraşmak zorunda kalan Mustafa Kemal Paşayı her aşamada
destekleyen Anadolu halkı ve onu sabırla izleyen bir dostu
vardı;
MAVİ KUŞ…
Teşekkürler Nurten Arslan,
Diğer
ciltleri sabırsızlıkla bekleyeceğim.
Goncam.NeT 25/04/2005
|