ISLAM ve KADIN

ISLAM ve KADIN
 

Medeniyet kadina çok sey borçludur, ilkel cemiyetlerde erkek, avcilikla mesgul olurken kadin çadir civarindaki yenilebilir kök ve meyveleri toplayarak yasama kavgasina katkida bulunuyordu.

Tohumlari topraga ekmek suretiyle ilk muntazam ziraati gerçeklestiren de belki kadindir. Giyim esyalarini, lüzumlu kap-kaçagi hep kadin yapiyordu. Kisacasi "Yuvayi yapan disi kus" idi. Erkegin çobanlik ve avcilik gibi islerden baska islerle ugrasmamalari sebebiyle, ticaret dahi kadinin inhisarinda idi. Kadin zamanla erkegi de bu gibi islere alistirarak onu sosyal yönden egitmistir. Hayvani ehlilestirerek ziraate sokan da yine kadindir. Kadinin böyle bir ekonomik üstünlügü erkege kaptirmasindan sonra bir çok haklarinin elinden alindigini savunanlar vardir. Oysa, gerek bu merhalede ve gerekse daha sonralari köle gibi kullanilmis olmasi ve ezilmesi, onun fizik gücü yönünden erkekten daha zayif yaratilmis bulunmasindandir.

Tabiidir ki, kadinin zayif yaratilmis olmasi onun kölelestirilmesi için bir sebeb degildir. Ama anlayissiz topluluklar bu durumu istismar etmislerdir. Türkler gibi sosyal durumlari ve medeniyetleri eskiden beri çok yüksek cemiyetler hariç, hemen hemen dünyanin her yerinde kadin horlanmis, ezilmis, kölelestirilmistir. Dünyanin bir çok yerinde kadin, kocasi öldügü zaman mülk olarak miras birakildi. Fiji, Hindistan, Salemon Adalari gibi yerlerde, kocasi öldügü zaman erkegine hizmete devam etsin gerekçesi ile kadin öl dürülerek onunla birlikte gömüldü. Veya kocasinin ardindan kendi canina kiymasi istendi. Bir baba karisini, kizlarini, diledigi gibi satmakta, hediye etmekte, ödünç vermekte serbestti. Kadin için, "insan midir hayvan midir?" seklinde tartismalarin oldugu ülkeler vardir. Ana hakkina çok önem veren Kizilderililer de bile en agir isler kadina gördürüldü ve ondan "Köpek" diye söz edildi. Kiz çocugu dogurmak bir kadin için züldü. Erkek için utanma vesilesi idi. Bazi analar ilerde kiz çocugunun basina gelecekleri düsünerek, ona iyilik olsun diye öldürmüslerdir. Yeni Kaledonya'da erkek içerde uyurken kadin disarida yatiyordu. Mabedlere köpekler girebiliyor ama kadinlar giremiyordu. Chippevva'larin reisine göre, kadin her isi yapabilir, çadirlari kurar, söker, yük tasir, giyim-kusami saglar, bozulan aletleri tamir eder, her seyi yapar. Ayrica çok ucuza da mal olur. Çünkü yemekleri de kadin pisirdigi, için , kitlik zamanlarinda bir sey yemeden, parmaklanir, yalayarak dahi yasayabilir.

Hz. Muhammed'in (S.A.S.) dogdugu yillarda Arap yarimadasinda kadinin durumu yukarida anlatilandan pek farkli degildi. Üstelik dünyanin pek çok yerinde de böyle idi. Kadin alinip-satiliyor, agir islerde çalistiriliyor, cinsel acidan tam bir serbesti içinde bulunuyordu. Kiz çocuklarinin kumlara gömülerek öldürüldügü herkesçe bilinmektedir. Bir kadin evinin damina bir bayrak çekmek suretiyle istedigi kadar erkekle temas kurabiliyor ve bu durum tabii karsilaniyordu. Kadinin ailedeki ve sosyal yapidaki müsbet yönleri tamamen unutulmus bulunuyor, hesaba katilmayan bir mahlûk addediliyordu.

Kadini bu korkunç durumdan Hz. Muhammed (S.A.S.) ve onun Allah'tan getirdigi hükümler kurtarmistir. Kadini cemiyetteki gerçek yerine islâm dini yerlestirmis, onu seref sahibi yapmistir. Her türlü kölelikle mücadele eden islâm dini, kadini köle haline getirecek ne kadar eski inanç ve hükümler varsa hepsini ortadan kaldirmis ve bir daha geri gelmemelerini saglayacak ebedî kaideler koymustur.

islâm dininin kadin hakkindaki tutumu konusunda cemiyetimizde pek çok yanlis kanaatler mevcuttur. Bunlarin kasitli olarak çikarilip yayildigi inancindayiz. Kadinin geçmisini bilmeden ve bugünkü durumunun onu nereye dogru sürükledigini düsünmeden verilecek hükümler isabetli olamaz.

islâm saglam bir aile düzeni kurarak, kadina orada çok serefli bir yer vermistir. Kadin bu aile içinde rakipsiz egitimcidir. Evin ekonomisini o düzenler. Ailenin disari acilan penceresidir. Kadinsiz bir ev halkinin diger ailelerle münasebet kurmasi pek zordur. Çocuklar hayatlari boyunca kendilerini ihata edecek ilk terbiyeyi anneden almaktadir. Kadin irz ve namusunu islâm aile anlayisi ile korumustur. islâm temiz soya önem verir. Temiz soylari da ancak mesru evliligin ortaya çikarttigi aileler saglayabilirler.

"Rabbin yalniz kendisine tapmanizi ve ana-babaya iyilik etmeyi buyurmustur. Eger ikisinden biri veya her ikisi senin yaninda iken ihtiyarlayacak olursa, onlara karsi öf bile demeyesîn, onlari azarlamayasin. ikisine de hep tatli söz söyleyesin. Onlara aciyarak alçak gönüllülük kanatlarini ger. Ve Rabbim beni küçükten yetistirdikleri için sen de onlara merhamet et de." (1)
ifadeleri Kur'an-i Kerim'i n ebeveyne, dolayisi ile anaya ne kadar önem verdigini göstermektedir.
islâmda kadindan istenen ibâdetlerin yani sira, irzini korumasi, evine, çocuklarina, kocasina bagl! olmasidir. Elbette erkek de ayni seylerden sorumludur. Bu sartlarla kadin, tarlada, devlet dairesinde çalisabilir, ticaret yapar, icabettiginde savasa bile gider..
islâm, kadini hor görmemistir ki, onu bu islerden men ve cemiyetten tecrit etmis olsun. Kadinin bedenen erkekten zayif olmasi sebebiyledir ki, "Erkekler, kadinlar üzerinde idareci ve hâkimdirler." (2) âyeti ile aile reisligi erkege verilmistir. Bu durumu kadin için bir eksiklik görmek dogru degildir. Erkegin de kadindan zayif oldugu yerler vardir. sefkat ve sevgi yönünden kadin da erkekten üstündür. Allah her iki cinsi böylece dengeleyerek yaratmistir.
"Erkeklerin kadinlar üzerindeki haklari gibi kadunlarin da onlar üzerinde haklari vardir." (3)
Her iki cins de birbirine muhtaç ve Allah katinda esittir. Allah, müjdeleyici veya korkutucu âyetlerinde erkegi ve kadini hep beraber anmistir:
"Mümin erkekler ve mümin kadinlar birbirlerinin velileridir. iyi emreder, kötülükten ahkorlar, namaz kilar, zekat verirler, Allaha ve peygambere itaat ederler. iste Allah bunlara rahmet edecektir. Allah süphesiz güçlüdür, hakimdir. Allah mü-
min erkeklere ve mümin kadinla" temelli kalacaktan, içlerinden i maklar akan cennetler, Adn cenne Serinde hos meskenler vaad etml îir.." (14)
Ceza vaadeden âyetlerde de ki dm ve erkek kâfirler yine berâbi anilmistirlar. Allah katinda kadin c erkek de ayni derecede mükellefti
Câhiliye caginda Araplar arasii da kiz çocugunun itibar görmeme nin ne kadar yanlis oldugunu Ku an-i Kerim söyle açiklamaktadir:
"Aralarinda birine bir kizi oldi gu müjdelendigi zaman içi gamla d" larak yüzü simsiyah kesilir. Kene sine verilen kötü müjde yüzünde halktan gizlenmege çalisir; onu utt na utana tutsun mu, yoksa topraç m; gömsün? Ne köîü hükmediyo lar?" (5)
Ve topraga gömülerek öldüri len kiz çocugunun hesabinin soruk cagini vaadediyor:
"Günes durulup isigi kaîmadîj zaman, yildizlar düsüp söndügü zc man, daglar yürütüldügü zaman, d< gurmasi yaklasmis develer basibc birakildigi zaman, yabanî hayvanlc bir araya toplatildigi zaman, denizi* kaynastirildigi zaman, canlar bedei lerle birlestirildigi zaman, KIZ ÇOCl UNUN HANGi SUÇTAN ÖTÜRÜ Öl DURULDUgU KENDiSiNE SORU! DÜgÜ ZAMAN..." (6)
islâm, cahili', çogm ne kaJar kc tulugu var ise, onlari ortadan kaldi mis, kadinin gasbedilen bütün hal larini iade etmistir. islâm cemiyeti" de kadin evinin hanimi, çocuklarini ögretmeni, tarlada, çarsida, devle kapisinda, hattâ orduda hizmet yepan saygideger bir kimsedir. Köle degildir, alinip-satilmaz, mirastan hak sahibidir, rizasi olmadan hiç bir erkekle evlenmege zorlanamaz, horlanmak söyle dursun; yücelmistir. Çünki, "Cennet analarin ayagi altindadir."
Dinimizde çogu defa farkina varamadigimiz, teferruattan sayilan, olay, prensip ve hükümler mevcuttur ki onlardan ders almamiz gerekir. islâmin, akrabalik baglarini kesmemeyi emreden âyetlerinde temiz soy suuru, millî duygu emareleri sezilmiyor mu?
Herhangi bir ibâdetin terkinden dolayi keffaret gerektiginde, "Köle azâd etmek" sartinin islâmin bu müessese ile ebediyyen mücâdele kararinda oldugunu gösteren bir inceligi yok mudur?
iste bunlar gibi, evlenirken Peygamberimizden yasli olan, ticâretle-ugrasan, cemiyet içinde temayüz etmis örnek kadin Hz. Haticenin bu halleri de bizi islâmdaki kadinin durumu hakkida bir fikir sahibi yapmalidir. Bu mübarek kadinin vefat ettigi yila (Ayni yil Ebû Tâlib de vefat etmistir) Müslümanlar "Üzüntü yili" adini vermislerdir.
Hz. Aiseye gelince; Hz. Ebû Bekrin kizi olan bu büyük kadin, ilmi ile ünlüdür. Hz. Peygamberin vefatindan sonra asnab her konudaki müsküllerini ona sorarak halletmislerdir. Cebrail (A.S.) m kendisine Peygamber ile selâm yolladigi bilinmektedir.
Ata ibn-i Ebî Reban: "Aise insanlarin en fâkihi, en âlimi, ümmet hakkindaki rey ve içtihadinda en gü-
ze! isabet edeni idi." diye onu ög-müstür. Urve ise; "Fikihda, tibda, siirde ve eyyâm-i Arabda Aise derecesinde fazileti hâiz hiç bir kimse görmedim." demektedir. (7)
Peygamberimiz; "Sizden birisi aileden ayriligini uzattigi zaman, evine gece vakti ansizin gelmesin." buyuruyor. (8)
Çünki, gece ansizin eve giren koca, karisini daginik ve kendisini koyvermis bir halde bularak onu utandirabilir. Sonra, gece ansizin eve gelmek kadinin kusurlarini aramak mânâsina gelebilir. Veya kadinin, "Kocam benden süphe mi ediyor" seklinde düsünerek üzülmesine se-beb olabilir.
Yeryüzünde kadina bu derece hürmet eden, itibar gösteren baska bir din yoktur.
Hz. Muhammed (S.A.S); "Her kimin Allaha ve âhiret gününe imani varsa, o mümin kisi komsusuna eza ve cefa etmesin. Bir de ey müminler size kadinlar hakkinda hayirli olmanizi vasiyet edip dilerim.." (9) buyurmaktadir.
Kuran-i Kerimde ve Hadîs-i seriflerde daha bunlar gibi, islâmda kadina verilen deger ve itibar gösteren pek çok hükümler mevcuttur.
Sonuç olarak; kadinin islâm cemiyetlerinde hak sahibi olmadiklari, ezildikleri, kafese kapatildiklari, köle muamelesi gördükleri seklindeki kanaatler, ya cehaletin veya kasitin eserleridir.
Aslinda, kadinlarin haklarina saygi göstermeyen, onlari ezen, kö-lelestiren, seref ve itibarlarini aya'k->lar altina alan günümüzün insanligidir. Aktüalite basininda, kadin tiraj artimina yemlik yapan çiplak bir varliktir. Sinemada kirbaçla, tekme ile dövülen bu halleri herkesçe seyredilen bir âciz varliktir. Eglence dünyasinin mihveri, bu dünyada daha modern tarzda alinip satilan bir köledir.
Kadin süratle Hz. Peygamberden (S.A.S.) önceki câhili çagdaki durumuna dogru sürüklenirken, kadinlar adina söz sahibi olan bir takim kuruluslar bu vaziyetten rahatsiz olmak söyle dursun, "Kadinin cinsel özgürlügü" "Kadinin ekonomik bagimsizligi" gibi garip sloganlarin pesine düsmüslerdir. Günümüz kadinin seref, itibar ve namusuna zarar getirecek uygulamalar karsisinda susmuslar, onlari yalniz birakmislardir.
suna yürekten inaniyoruz ki, ka dm cemiyetteki gerçek yerine ancak
islâmin getirdigi hükümlerle oturabi lir.
Kadinin "Özgürlük" slogani ile basibos heva-heves pesinde, gaye siz, ilimsiz birakilmasi ona olan say giyi yok etmistir.
Kadina gereken degeri vermeyei milletler, mületlikten çikip, yigin haline gelmege mahkûmdur.
Hicretin 1400. yilinda bu hu sus derin derin düsünmemiz gerek mektedir.


1 - Isra Sûresi: 23. 24
2 - Nisa Sûresi: 34
3 - Bakara Sûresi: 228
4 - Tevbe Sûresi: 71-72
5 - Nahl Sûresi: 58-59
6 - Tekvir Sûresi: 1-9
7 - Sahihi Buhsrî, cilt: 9, sh. 404
8 - Sahih-i Buhâiî. cilt: 11, sh. 326
9 - Sahihi Buhârî. cüt: 11, sh. 305

 

Copyright 2004-2006 By Goncam.Net

 

PageRank Verifizierung www.goncam.net TR-Rank ile maximum değere doğru! avencia.de  Pagerank - Ranking Anzeige mit Topliste nach Hits page-rank.be - Boostez votre pagerank